Defne & Demir’in hikâyesi
Ay Işığındaki Salıncak
Birlikte hayal kurmanın, en yüksek salıncaktan bile daha uzağa götürdüğünü anlatan sıcak bir kardeşlik hikâyesi.
O gece ay, gökyüzünde büyük bir fener gibi parlıyordu. Defne ile Demir bahçedeki salıncağın zincirlerinden gümüş renkli kıvılcımlar çıktığını gördü. İkisi yan yana oturunca salıncak hiç kimse dokunmadan hareket etmeye başladı.
Önce ağaçların üzerine, sonra çatılardan daha yükseğe çıktılar. Salıncak onlara “Nereye gitmek istersiniz?” diye fısıldadı. Defne yıldızların arasında bir resim atölyesi görmek istedi. Demir ise Ay’da zıplayan tavşanlarla yarışmayı hayal etti.
Salıncak iki yana ayrılacak gibi oldu. Defne ve Demir birbirine baktı. İkisi de kendi hayalinden vazgeçmek istemiyordu. Sonra Demir, “Önce senin atölyene gidelim, dönüşte Ay’a uğrarız,” dedi. Defne de resim atölyesinde Demir için roket şeklinde bir uçurtma çizdi.
Yıldız ressamları onlara bir kavanoz dolusu ışık verdi. Ay’a vardıklarında tavşanlar uçurtmanın peşinden koştu; herkes kahkahalarla yarıştı. Defne’nin resmiyle Demir’in oyunu birleşince ikisinin de hayali daha güzel olmuştu.
Salıncak onları eve bıraktığında kavanoz boştu. Ama çocukların avuçları hâlâ parlıyordu. O gece öğrendiler ki paylaşılmış bir hayal küçülmez; tam tersine iki kalbe sığacak kadar büyür.